Ana Sayfa EKONOMİ SÖZLÜĞÜ Portföy Yönetimi Nedir?

Portföy Yönetimi Nedir?

938
Paylaş

Portföy yönetimi kavramını daha iyi anlamak için öncelikle portföy kavramını bilmek gerekir. Portföy kelimesi Latince portare (taşımak) ve foglio (sayfa) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir.

Portföy kavramı sanat, kariyer ve finans gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Biz konuyu Finans anlamı ile ele alacağımızdan bizim için portföy, bir yatırımcının aynı veya farklı özelliklere sahip yatırım araçları olan nakit para, altın, döviz, vadeli mevduat, tahvil, hisse senedi ve hazine bonosuna yatırım yapmak suretiyle oluşturduğu toplam varlığı ifade eder.

Gerçek veya tüzel kişilerin portföy yapısı ve portföy yöntemleri risk alma eğilimlerine, likidite tercihlerine ve çeşitli mevcutların sağlayacağı getiri oranlarına bağlıdır.

Örnek vermek gerekirse, risk iştahı zayıf bir gerçek veya tüzel kişinin portföyünde sabit getirili yatırım araçları yüksek oranda bulunurken, risk iştahı yüksek portföylerde hisse senedi, döviz ve emtialar daha yüksek oranlarda taşınır.

Portföy Yönetim Şirketleri ve Avantajları

Portföy yönetimi, günümüzde yatırım ve riskten korunma (Türev) araçlarının çeşitliliği ve likiditesinin artması ile profesyonel bir nitelik kazanmıştır.

Son yıllarda ülkemizde yapılan düzenlemeler ile çok sayıda profesyonel portföy yönetim şirketi kurulmaya başlamıştır.

Yatırımcıların risk algısına göre yönetilen portföyler bireysel yatırımlara oranla birçok avantaja sahiptirler.

En önemli avantajları ise Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından açılan sınavlar sonucu başarılı olarak lisans almaya hak kazanmış lisanslı profesyonel kişiler tarafından yönetilmeleridir.

Diğer taraftan maddi güç avantajı ile ödenen komisyonlarda iskonto ve alınan faiz oranlarında yönetilen portföyün büyüklüğü oranında avantajlara sahiptir.

Halka arzlardan hisse senedi alma konusunda da mevzuat gereği avantajlara sahiptir.

Ayrıca pozisyon koruma amaçlı türev piyasalarda ( kaldıraçlı) düşük teminatlar ile riski minimize etme özelliğine sahiptir.

Öte yandan portföy yönetim şirketleri üzerinden yapılan yatırımlar eskiden olduğu gibi havuz hesaplarında değil, yapılan düzenlemeler sonrası yatırımcıların kişisel hesapları üzerinden yapıldığından her an takip ve kontrol edilebilir durumdadır.

Son olarak, gelişmiş ülkelerde bireysel yatırımcılar varlıklarını kendileri yönetmek ve yönlendirmek yerine var olan portföy yönetim şirketlerinin geçmiş performanslarını değerlendirerek bazen bir şirkete bazen de bazen de birden fazla şirkete bölerek de risklerini minimize etmektedirler.