Ana Sayfa DÖVİZ Dolar Neden Güçlenemiyor ?

Dolar Neden Güçlenemiyor ?

145
Paylaş

2017 yılı, FED’in beklentiler dahilinde 3 faiz artırımına gitmesi, aynı zamanda bilanço küçültme operasyonunda kademeli vurgusunu elden bırakmaması ile birlikte, “dolar değer kazanacak” senaryosunun, gerçekleşmediğine şahit olduğumuz bir yıldı. 2018 yılında da 2017 yılına benzer bir şekilde bir türlü ivme kazanamayan Dolar’ın hikayesi, gündemde en çok tartışılan konulardan bir tanesi olmaya aday olacağa benziyor. FED başkanı Yellen’ın da görevini Powell’a teslim etmesinin ardından “yeni FED’in” nasıl bir yol izleyeceğine dair net olarak bir tablo henüz ortada olmasa da, projeksiyonlardan yola çıkarak, FED’in daha yüksek büyüme, daha yüksek enflasyon, daha düşük işsizlik oranı ve daha yüksek faiz beklentisi içinde adımlar atmaya çalışacağını görüyoruz. Ancak başkan Trump sonrası, ABD ekonomisinde değişen dengelerin, Dolar’ın seyri açısından daha belirleyici olacağını söylemek şimdiden mümkün.

Trump sonrası dengeler değişti

20 Ocak’ta göreve başlayan ve 1 yılı tamamlayan Trump’ın, özellikle seçim vaatleri arasında en önemli maddelerden bir tanesi olan vergi indirimlerine dair yasa tasarısını, 2017 yılının sonunda zor da olsa senatodan geçirebildiğini gördük. Kurumlar vergisini 2018 itibarıyla yüzde 35’ten yüzde 21’e indirecek ve gelir vergi dilimlerini kademeli olarak indirecek bu yasa sonrası oluşan, ABD’de bütçe açığı artacak sorunsalı, iyi gelen verilere rağmen Dolar’ın bir türlü güçlenememesine neden olan gelişmelerin başında yer alıyor. Ekonomik büyümeye yüzde 0.6 puan katkı yapacağı beklenen bu yasa tasarısı sonrası, azalan vergi gelirlerinin hali hazırda oldukça yüksek olan kamu harcamaları/GSYH verisini daha yukarı çekebileceği düşüncesi önemli ölçüde fiyatlamaya dahil olmuşa benziyor.

Bütçe açığı daha yüksek faiz anlamına gelebilir

Bütçe açıklarının finansmanında kullanılan yollardan biri olan borçlanma metodu, azalan vergi gelirleri ile birlikte daha yüksek tahvil faizleri anlamına gelecektir. Hali hazırda ABD’de artan ücretler ssonrası, enflasyon beklentilerinde yaşanan artış ve enflasyonda aylık baz etkisinin veriye olan yansıması, ABD’de 10 yıllık tahvil faizlerini yukarı taşıyan gelişmelerden bir tanesiydi. Ayrıca manşet enflasyon yüzde 2.1’e ulaşırken, çekirdek enflasyonun yüzde 1.8’e kadar yükseldiği bir ortamda faiz baskısının daha hızlı hissedildiği bir gündemi de takip ediyoruz. Bu doğrultuda herhangi bir şekilde olası bir bütçe sorunu finansmanında borçlanma metodu tahvil arzını artırıp, faizleri daha da yukarı taşıyabilir. Ayrıca para arzının da artması anlamına gelebilecek bu gelişme daha yüksek enflasyon ortamını gündeme getirebilir. Bu da FED’in faiz artırımları konusunda piyasanın gerisinde kalmasına anlamına gelecektir. Hali hazırda FED faiz artırımı ihtimallerine baktığımızda ise, bu yıl için 2-3 faiz artırımı fiyatlaması öngörülüyor. Eğer ekonomide ısınma beklenenden önce gelecekse(!), FED’in kısa vadedeki güvercin tavrı doların gücünü artırmasını engelliyor.

Biliyoruz ki, enflasyon tehdidi, eenflasyonu uzun zamandır görmeyen piyasa adına bir alışma sürecini de gerektiriyor.(Yeni normal) Aynı zamanda mali yönden genişlemeci adımların etkisi de daha yüksek enflasyonu beraberinde getirebilir ihtimalini de göz önünde bulunurken, bazı FED üyelerinin yüzde 2 tavan hedefini yukarı revize edebileceği beklentisi de piyasalara alıştırılıyor. Hali hazırda oldukça kademeli bir şekilde para politikasını yürüten FED’in “yeni normale” alışma süreci öncesinde Dolar endeksi zayıf tablosunu korurken, yeniden güçlenme sürecinde ise bir süre daha patinaj çekeceğe benziyor.

 Alan Yatırım Menkul Değerler A.Ş.,
http://www.alanyatirim.com.tr/

***
  Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı söözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.