Ana Sayfa DÖVİZ ABD İstihdam Verileri Doları Güçlendirecek mi ?

ABD İstihdam Verileri Doları Güçlendirecek mi ?

132
Paylaş

FED toplantısı öncesinde ABD’de ücretler verisi belirleyici olacaktır

Kriz döneminden sonra, ABD’de işsizlik seviyesi yaklaşık %9’dan %5 seviyelerine kadar düşüş gösterse de, bu durumun enflasyon tarafındaki desteğini çok fazla hissedememiştik. Ancak son döneme baktığımızda işsizlik oranındaki düşüşün beklenenden daha hızlı bir şekilde hedef seviyelerin de altına geldiğini, ve bunun ücret artışlarıyla desteklenerek, bir dezenflasyon sürecine evrildiğini takip ediyoruz. Aynı zamanda ABD’de vergi indirimleri ve alt yapı harcamalarındaki artış ile birlikte gelecek mali desteğin, enflasyonist ortama bir miktar daha katkı yapabileceği bir ortama girerken, FED’in daha agresif bir para politikası izleyeceği bir beklentiyi izlemekteyiz. Burada en önemli sinyallerden bir tanesi de mutlak suretle Cuma günü gelecek tarım dışı istihdam rakamları ve işsizlik oranı ve diğer yandan ortalama saatlik kazançlar verisi olacaktır. Tam istihdam seviyesine ulaşmış ABD ekonomisinde, tarım dışı istihdamda çok önemli bir değişiklik olmadığı sürece, önemli bir fiyat hareketi yaşatmayacağını düşünsek de, ücretlerde görülebilecek yukarı yönlü bir hareket yeniden daha şiddetli bir dolarda güçlenme hareketini gündeme getirebilir. Çünkü geçtiğimiz ay gelen veride yıllık bazda %2.7’den, %2.9’a tırmanan ücretler sonrasında, enflasyonun hızlı artacağı beklentisiyle birlikte, tahvil faizlerinde yukarı yönlü bir hareket görülmüştü. Bu dönemki veri de beklenti, aylık bazda %0.2, yıllık bazda %2.8 artış gelmesi yönünde. Bu beklentileri karşılayabilecek ölçüde bir verinin de faiz artırımı sürecinde çok önemli bir değişiklik yaşatmadan FED’in beklentiler dahilinde hareket edebileceğini düşünüyoruz.
ABD’de genel olarak işsizlik oranında büyük bir geri çekilmeden bahsedebiliriz. Bu noktada son gelen ADP rakamlarına göre de istihdam talebinin artmaya başladığını görüyoruz. Trump’ın korumacı politikaları ve içeriye dönen yatırımlar istihdam talebini daha da arttırarak, ücretlerde yukarı yönlü baskı oluşturma ihtimali ilerleyen vadede söz konusu olabileceği anlamına gelmektedir. Ayrıca geçtiğimiz dönem verilerine baktığımızda Haziran ayına kadar enflasyonda düşük baz etkisi var. Bu da ilerleyen tarihlerde enflasyon rakamlarında yukarı yönlü hareketi destekleyebilecektir. Eğer ücretler beklentiler dahilinde artmaya devam ederse, FED’in faiz artırımlarına devam etmesini ve artan reel faizlerin etkisi ile orta vadede doları desteklemesini bekleyebiliriz.
2017 yılı Şubat ayında da , TDİ verisi 200 bin gelerek beklentilere çok yakın bir performans göstermişti. 2018 yılı Ocak ayında da gelen rakamda 200 bin gelerek beklentilerin üzerinde bir rakam takip ettik. 2018 Şubat ayında da verinin 200 bin beklentilerini karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunu söyleyebiliriz. ISM imalat tarafında görülen canlılık, haftalık işsizlik başvurularında görülen azalma, ADP özel sektör istihdamında görülen güçlü seyrin öncü veriler olarak pozitif sinyaller verdiğğini düşünüyoruz.

21 Mart FED toplantısı kritik olacak…

Verilerde olağan dışı bir sapma olmadığı takdirde, piyasalarda önemli bir bozulma yaşanmayacağını düşünüyoruz. FED’in Mart ayı FOMC toplantısında vereceği yeni revizyonların, piyasalar açısından çok daha önemli olduğunu, 2018 yılının tamamındaki fiyatlamaların yönünü belirleyebileceğini söyleyebiliriz. Özellikle FED faiz artırımı ihtimallerine baktığımızda, Mart ayında 25 baz puan faiz artırımı %86 ile fiyatlanıyor. Haziran ayında ikinci faiz artırımı ise, %65 ihtimal veriliyor. Yani haziran ayında Fed fonlama oranının %2.0-2.25 aralığına çekileceği düşünülüyor. Mart ayı toplantısında güçlü bir ekonomik revizyon söz konusu olursa, zayıf olarak Eylül ayı da potaya girerek, 4 faiz artırımı fiyatlaması söz konusu olabilir. Ancak FED üyelerinin olası böyle bir senaryoyu sözlü yönlendirmeleriyle piyasaya adapte ederek sunmasını bekliyoruz. Bu nedenle en kötü senaryoda 3-4 faiz artırımının piyasada aşırı reaksiyon yaratmayacağını söylleyebiliriz. 13 Mart’ta ABD’nin TÜFE rakamı açıklanacak. Olası bir şekilde TÜFE’nin istenilen ölçüde artış göstermemesi durumunda bile ABD’de faizler artış gösterecek beklentisiyle reel faizlerin yukarı gideceği düşüncesi Dolar’ı güçlü tutabilir. Ancak bu noktada 21 Mart toplantısındaki revizyonları çok daha önemli hale getirecektir.

Alan Yatırım Menkul Değerler A.Ş.,
http://www.alanyatirim.com.tr/

***
Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yerr alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.